| Teşekkür |
|
|
| Erol AFŞİN tarafından yazıldı |
| Salı, 16 Eylül 2008 08:07 |
|
18 Ağustos 2008’de ikinci bir kampanya başlattık. Malatya’da bulunan bir köy okuluna kitap ve kırtasiye yardımı yapmak için kolları sıvadık. Bir çorba yapmıştım ve etrafımdakilere tuz atmak ister misiniz, diye sordum. Kime sorduysam da sağ olsunlar imkânları ölçüsünde tuz atmaya çalıştılar. Bunun için de bu arkadaşlarıma çok çok teşekkür ederim.
Bu kampanyayı yürütürken, hiçbir şey yapmayacak olan insanları bildiğimden onlara tek kelime bile söylemedim. Çünkü geleceğin dehalarının, çocukların olduğundan habersiz birçok insan var ve bu da geleceğe sağlam adımlarla ilerlememizi engelliyor. Ama bunu başaramayacaklar. Çünkü doğru bir tanedir ve bilgi bütün karanlıkları ortadan kaldıracaktır.
Akis Kitap Yayınlarına bir kez daha teşekkür etmek istiyorum. Akis Kitap Yayınlarının, yüreği sevgi dolu genel yayın editörü Adem ÖZBAY’a bizzat teşekkür ederim. İkinci kez yardım talebinde bulunmama rağmen, çok sağ olsun gönderelim, dedi. Aynı zamanda Akis Kitap Yayınlarında benim ısrarlı e-postalarıma cevap vermeye çalışan Özlem KOCUKELİ’ye de çok teşekkür ederim. Aynı şekilde bu kitapların ulaştırılması için e-posta trafiğine yetişmeye çalışan ve iletişim kurarak kitapların ulaştırılmasını sağlayan Nurhan BALATLI’ya çok teşekkür ederim.
Excel konusunda uzman, değerli insan M. Temel KORKMAZ’a da çok teşekkür ederim. Bir çorba yapıyorum, tuz atmak ister misin, diye sorduğumda; ne yapmam gerekiyor, diyerek karşılık verdi. Çok güzel hikâye setlerini kendisinden temin ettik, çok teşekkür ederim.
Lise arkadaşım Ramazan SÜRÜCÜ’ye çok teşekkür ederim. Gurbet ellerde ekmeğinin peşinde koşarken, bu yardım çağrımıza kulak verdi ve aldığımız kırtasiyelerin ücretine ortak oldu.
Gaziantep’te Erdoğan Kitapevi diye bir yer varmış. İnternetten hikâye setlerini araştırırken sitelerine ulaştım ve bir e-posta attım. Şirketin sahibi Ömer DOĞAN da bu konuda yardım edeceklerini söyleyerek hatırı sayılır miktarda kitap gönderdiler. Hassasiyetlerinden dolayı teşekkür ederim.
Çalıştığım iş yerindeki arkadaşlarımızdan, H. ÖZTÜRK hanıma ve Bayram ATEŞ beye katkılarından dolayı teşekkür ederim.
Malatya’da hem öğretmenlik yapan ve aynı zamanda yazar olan Selçuk ALKAN’a da verdiği destekten dolayı çok teşekkür ederim.
İstanbul’da ikamet eden Ahmet ÇETİN bey, beni şahsen pek tanımaz. Bir iki soru sorması sebebiyle tanışmıştık. Kampanyamızı söyleyince kırtasiye ürünlerinden hatırı sayılır bir miktarda gönderdiler. Hassasiyetinden dolayı teşekkür ederim.
Ali EROL Bey… Ali EROL Bey için ben şimdi ne yazayım? 45 yaşlarında olmasına rağmen bilgi ışıktır, cehaletin esaretinden kurtulmak için bir kurtarıcıdır, diyerek Sinop/Boyabat’ta halk kütüphaneleri kurmuşlar. Kendisinin mesleği marangozluk olduğundan, kitaplıkları bizzat kendisi yapmış. Oraya kitap yardımında bulunmuştuk. Kendilerine ansiklopediler gittiğini biliyordum ve bunları kullanmadıklarını biliyordum. Köyde iletişim konusunda ve araştırma konusunda kaynakların çok çok kısıtlı olduğunu düşündüğümüzde, bu ansiklopedilerin çok işlerine yarayacağını anlayabiliriz. Kendilerine söylediğim de tabii ki hazırlayıp gönderelim, dediler. 150 cilde yakın ansiklopedi Sinop’tan Malatya’ya gelmek için ulaşım sorununun çözülmesini beklemektedir. Öncelikle Ali EROL beye işinin yanı sıra gönüllü olarak insanlara bilginin nerede olduğunu gösterebilmek adına yaptığı çalışmalardan dolayı çok teşekkür ederim. Pek az insanımız bu duyarlılığı göstermektedir. Gönderecekleri ansiklopedilerden ötürü de teşekkür ederim.
Öncü Çiftçi Dayanışma Derneğine çok teşekkür ederim. 40 adet kuru boya gönderir misiniz, diye sorduğumda; biz 40 adet diş macunu göndersek olmaz mı, dediler. Bir an duraksadım, hiç böyle bir şeyi düşünmemiştim. Aslında çok güzel bir konuya değinilmişti, oradaki çocuklar yokluk içinde ve bu yokluk içinde diş sağlıklarına dikkat etme konusunda da bir gayretleri olmuyordur. Bu parlak düşünceden dolayı çok teşekkür ederim. Diş fırçaları da müdürümüzden… Nevzat AKDOĞAN beye ilgisinden dolayı teşekkür ederim.
İbrahim KERİM’e de çok teşekkür ederim. Gönderdiğimiz kırtasiyelere ortak oldu. Sevecen, güler yüzlü İbrahim KERİM, arkadaşlarına da bu kampanyayı iletmiş fakat duyarsız kalmışlar ve kendisi de bu duruma şaşırmış. Bu hassasiyetinden dolayı bir kez daha teşekkür ederim.
Kimse ne kadar çok verdi, az verdi diye düşünmedim. Manevi olarak destekleyenlere bile çok teşekkür ederim. Bu sadece kişisel bir kampanyaydı ve buna rağmen o çocukların yüzlerinde tebessümlerin olduğunu hissedebilmek ise çok daha güzel bir duygudur. O çocukların yüzlerinde tebessüm yaydığınız için hepinize candan teşekkür ederim.
Bizler bu samimi duygular içindeyken, birileri de kampanyayı küçük görerek yardım etmediler. Bize büyük projeler lazım dediler. Bize reklâm lazım dediler. Bu işin reklâmı olmaz. Ancak, sadece örnek olunur. Bunun dışındakileri de pek etik bulmadığımı dile getirmek isterim.
Bir şeyi daha gözler önüne sermek isterim. İnanıyorum ki, yüreği sevgi dolu ve bu ülke için bir şeyler yapmak isteyenler sadece bu insanlardan ibaret değildir. Ülkemde binlerce, belki de milyonlarca yüreği bu ülkem insanına faydalı olmak için çarpan insanlar vardır. Bu tablo, bizim geleceğe daima umutla bakmamıza ön ayak olmaktadır. Bunu görebilmeyi sağladıkları için bu değerli insanlara bir kez daha teşekkür ederim.
Onlar, olağanüstü bir şey yapmadıklarını biliyorlar. Diyecekler ki, ne gerek var bu kadar teşekküre? Gerek var, bilmeyenler bilsinler diye gerek var, bu güzelliği binlercesi, milyonlarcası görsün diye gerek var. Örnek olmamız için gerek var. Toplum içinde zamanla görevlerimizi unutmaya yüz tuttuğumuzdan, birilerinin yaptıkları çalışmalar bizlere olağan gelmektedir. Her şeyi zamanla daha iyi anlayacağız.
Bana inanan ve bu çocukların yüzlerinde tebessüm yayan güzel dostlarım,
Sağ olun, var olun; Allah yolunuzu ve bahtınızı her daim açık etsin.
Not: Yardımları gönderdikten sonra okul öğretmeni, öğrencilerin resimlerini çekmiş. Öğrenciler, yardımlardan dolayı ağabeylerine ve ablalarına çok teşekkür ediyorlarmış. Resimlerde de gördüğünüz gibi okulun sınıfı sadece buradan ibaret ve 1. sınıftan 5. sınıfa kadar bütün öğrenciler iç içe eğitim görmekteler. Buradan yetkilileri de göreve davet ediyorum. Daha güzel şartlarda bu yavruların okumasını sağlamalıyız. Bu sosyal devletin bir gerekliliğidir.
|
| Son Güncelleme ( Salı, 16 Aralık 2008 11:00 ) |


Mayıs 2008’de Sinop’un Boyabat ilçesi için kitap toplama kampanyası düzenlemiştik. Birkaç duyarlı arkadaşım bana yardımcı olmuştu ve bir miktar kitap gönderebilmiştik. Aynı zamanda Akis Kitap Yayınlarına ve Ötüken Yayınlarına da kampanyamız hakkında bilgi verdik ve onlardan yardımcı olmalarını talep ettik. Bu konuda son derece duyarlı olan bu yayınevlerine tekrar teşekkür etmek istiyorum.
